• Eylül 22, 2021

Öğrenme Güçlüğü

 Öğrenme Güçlüğü

Öğrenme Güçlüğü

Öğrenme güçlüğü çocuklarda sıklıkla görülebilen bir durumdur ve genellikle belli derslerde görülse de aslında her derste görülebilecek olan bir sorundur. Bu sorunun çözümü ise aslında sanıldığından daha kolaydır. Çocukların öğrenme güçlüğünü aşması için belli teknikler, terapi ve destekler çoğu zaman kısa sürede etkili şekilde işe yarar. Peki, öğrenme güçlüğü nedir?

Öğrenme Güçlüğü Nedir?

Öğrenme güçlüğü hem sözel hem de sayısal alanda görülebilir ancak genel olarak sayısal alanda öğrenme güçlüğünü görmek mümkündür. Bunun en önemli nedeni de aslında öğrenme güçlüğünün kaynağının bilginin işlenmesinde ve verilere dönüştürülerek sonrasında kullanılır hale getirilmesinde yaşanan sorunlardır. Bu sorunlar genel olarak ilkokul düzeyinde görülmeye başlanır ve çocuklar ilerleyen dönemlerde de aynı sorun ile dersleri anlamakta ve aslında derslerini başarılı şekilde vermekte güçlük çekebilirler.

Zihinsel süreçlerin bilgiyi işleme kapasitesi yeterli olsa da çocukların bunu kullanması gerekir ve bilgi işleme gibi süreçler devreye girmediği zaman da öğrenme güçlüğünün ortaya çıkması mümkündür. Okumada, yazmada, matematik ve mantıksal alanlarda öğrenme güçlüğünü etkili şekilde görebiliriz.

Okuma ve Yazmada Öğrenme Güçlüğü

Okuma ve yazmada görülen öğrenme güçlüğü, çocuğun özellikle de ilkokul seviyesinde zor şekilde okumayı ve yazmayı öğrenmesi ile keşfedilir. Çocuklar yaşıtlarından daha zor ve daha uzun sürede okumayı öğrenir, yazma becerileri onlardan daha sonra gelişir. Bunun için kimi zaman bazı öğrencilerin yeniden birinci sınıfı okuması istenebilir çünkü çocukların okuma ve yazma becerilerinin en iyi şekilde gelişmesi beklenir.

Matematiksel ve Mantıksal Alanda Öğrenme Güçlüğü

Matematik dersini geç öğrenen çocukların aslında büyük bir bölümünde öğrenme güçlüğü problemi olduğunu söylemek mümkündür. Çocuklar özellikle de matematik işlemlerini belli kalıplara oturtmakta zorlanırlar ve bu aslında bahsedildiği üzere bilgi işleme ve bilgiyi ortaya koyma süreçlerinin yeterli şekilde iş görmemesinden kaynaklanmaktadır.

Aynı şekilde mantıksal alanda da hem derslerde hem de günlük hayatta öğrenme güçlüğünün örneklerini görmek mümkündür. Örneğin çocukların oynadığı basit yapboz oyunları, bulmacalar, sudoku ve benzeri bulamacalar zor şekilde yapılıyorsa ve çocuklar seviyesine uygun olan bu tür oyunları oynarken zorluk çekiyorsa da aslında temelde bir öğrenme güçlüğü olduğu söylenebilir.

Öğrenme Güçlüğünden Kurtulmak

Öğrenme güçlüğünden kurtulmak için çocukların terapiler yardımıyla bu becerilerini geliştirmesi, zayıf olan noktalarını fark etmesi, uygulanan etkinlikler yardımıyla öğrenme güçlüklerinin üstesinden gelmesi mümkündür. Bu nedenle de öğrenme güçlüğü olan çocukların mutlaka öncelikli olarak çocuk psikologları ya da pedagoglar ile görüşmesi gerekmektedir. Bu sayede kısa sürede öğrenme güçlüğünün de ortadan kalkması kolay hale gelecektir.

İlgili Gönderi

2 Yorumlar

  • Faydalı bilgiler için teşekkürler..

  • Çeşitli konularda bizi böyle yazılar ile bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederiz,başarılarınızın devamını dileriz

Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir